Bugun...


Veysel Sekmen


facebook-paylas







Osmanlı Sarayında Ünyeli Bir Hattat
Tarih: 21-01-2016 20:03:00 Güncelleme: 21-01-2016 20:03:00


Osmanlı Sarayında Ünyeli Bir Hattat

Mustafa Râkım Efendi

(1758-1826)

 

Rakım Efendi’nin çektiği Topkapı Sarayı Bab-ı Hümâyun üzerindeki tuğra

Türk hat sanatı tarihinin önemli simalarından Mustafa Râkım Efendi, bugün Ordu iline bağlı olan Ünye ilçesinde 1758 tarihinde doğdu. Babası Mehmed Kaptan’ın yanında ilk eğitimini tamamladıktan sonra küçük yaşta İstanbul’a gitti.

Küçük Yaşta Hattat Oldu

Râkım Efendi medresede ilim tahsil ederken sülüs ve nesih talimlerini zamanın hat ustası Eğrikapılı Mehmet Rasim Efendi’nin talebelerinden Ahmet Hıfzı Efendi ve onun talebesi Derviş Ali Efendi’den aldı. Bir yandan da ağabeyi hattat İsmail Zühtü’nün yanında yazı meşk etti. Sülüs ve nesih yazısından daha on iki yaşındayken icâzetname aldı. Kendisine “Râkım” mahlası verilen Mustafa Efendi, kısa bir süre içerisinde medrese tahsilini tamamladı.  Hat sanatındaki kabiliyeti ve mahareti sebebiyle şöhreti yayıldı ve devlet adamlarının çocuklarına yazı dersleri vermeye başladı.

Sultan II. Mahmud’a Hocalık Yaptı

Yaptığı bir resim Sultan III. Selim’e takdim edilmiş, resmi beğenen padişah kendi resminin yapılması istemişti. Sultana yaptığı portresi III. Selim tarafından beğenilince Râkım Efendi’ye müderrislik payesi verildi. Böylece saray yolu açılan genç müderris kısa zamanda saray çevresini etkilemiş ve çok beğenilmiştir.

Tahtın genç varisi şehzade II. Mahmud’un yazı hocalığını yapan Râkım Efendi, onu iyi bir hattat olarak yetiştirdi. Padişah Mustafa Efendi’ye büyük hayranlık duyar, kendisine her türlü imkânı sağlardı. Padişah tarafından Mustafa Râkım Efendi molla pâyesiyle; 1809’da İzmir, 1814’te Edirne, Mekke, 1818’de İstanbul kadılığına ve 1823’te Anadolu kazazkerliğine yükseltildi. Kendisine büyük makamlar ihsan olunan Râkım Efendi daha sonra saraydan bir hanımla da izdivaç etmiştir.

Hayatının sonlarına doğru felç geçiren Mustafa Efendi, talebesi Sultan II. Mahmud devrinde vefat etmiş, vasiyeti üzerine Fatih’te bulunan Karagümrük semtindeki Atik Ali Paşa Camii haziresine defnedilmiştir.(1826) Daha sonra vefakâr hanımı tarafından türbesi ve yanına da Râkım Efendi Medresesi yaptırılmıştır.

  Yeni Bir Ekolün Kurucusu Oldu

Dâr-ı bekâya göç eyleyen Râkım Efendi, geride birçok eser bırakmıştır. Celî sülüste ve tuğrada büyük bir değişim gerçekleştirmiş ve bu sayede ekol sahibi olmuştur. Yaptığı bu değişiklik ve yenilikler hat sanatı tarihinde tabiri caizse “inkılâp” kelimesi ile ifade edilmiştir. Râkım’ın, sanattaki kudreti ve yerini daha açık bir dille ifade etmek gerekirse; Mimar Sinan Türk mimarlığında ne yapmışsa, benzer atılımı Mustafa Râkım yazı sanatında yapmıştır.

İstanbul’un muhtelif yerlerinden birçok yazısı bulunan Râkım Efendi’nin Topkapı Saray’ında 20’den fazla hattı bulunmaktadır. Bunun yanında birçok eseri günümüze ulaşmıştır. Memleketimizin bir değeri olarak medar-ı iftiharımız olan Mustafa Râkım Efendi, temsiliyet vazifesinde üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Yaptıkları çığır açarak insanlığın gönlünde asırlardan beri taht kurmuştur.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • İLKÜVEZ'DE AKŞAM
    İLKÜVEZ'DE AKŞAM
  • İLKÜVEZ DOĞA MANZARALARI
    İLKÜVEZ DOĞA MANZARALARI
  • İLKÜVEZ'DEN KAR MANZARALARI
    İLKÜVEZ'DEN KAR MANZARALARI
  • İLKÜVEZ RESİMLERİ
    İLKÜVEZ RESİMLERİ
  1. İLKÜVEZ'DE AKŞAM
  2. İLKÜVEZ DOĞA MANZARALARI
  3. İLKÜVEZ'DEN KAR MANZARALARI
  4. İLKÜVEZ RESİMLERİ
FOTO GALERİ
YUKARI